Dikkat Eksikliği Terapisi

Dikkat Eksikliği

DİKKAT EKSİKLİĞİ NEDİR?

Bu sorunun tıbbi adı “Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite (aşırı hareketlilik) Bozukluğu”dur (DEHB). Terimin orijinali “Attention Deficit Hyperactivity Disorder”dır(ADHD).
Tıbbi desteği, daha doğrusu tanılamayı kolaylaştırmak için eskiden farklı anılan bozukluklar, ruhsal bozuklukları tanılama el kitaplarından olan DSM-III’ten itibaren “Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu” olarak aynı çatı altında ele alınmaya başlanmıştır. DEHB akademik, zihinsel ya da öğrenme sorunlarının yanında davranış ve duygusal sorunları da barındıran bir kavramdır. Birlikte ele alınmasının ana amacı üçünün de ortak sorununun “dikkat bozukluğu” olmasıdır. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun 3 alt tipi vardır;

  • Dikkat Eksikliği olan tip
  • Hiperaktivitesi olan tip
  • Dürtüselliği olan tip

Bir de bunların yanında birden fazla bozukluğu barındıran karışık (mix) olan tip vardır. Her alt tipi ayrıntılı olarak açıklanacak bu kitapta dikkat bozuklukları için daha kolay anlaşılması ve yaygın olarak kullanılması açısından Dikkat Eksikliği kavramı kullanılacaktır.

Dikkat Eksikliğinin Nedenleri Nelerdir?

  • Ateşli havale
  • Kalıtım
  • Doğum zorluğu
  • Anne sütü almama ya da yeterli alamamak
  • Ateşli havale
  • Kafa darbesi
  • Yetiştirilme tarzı ve çevresel faktörler
  • Duygusal travmalar

Emir’in Hikâyesi
akiloyunlariEmir’in hareketliliği küçük yaşlardan belliydi. Emeklemeden yürümeye başlamıştı. Zaman zaman çevreye ve eşyalara zarar verse de ailesi “Erkek çocuk, olacak o kadar. Biz de küçükken yaramazdık” deyip geçtiler. Emir ilkokula başladı. Dersi dinlememesine rağmen okuma-yazmayı öğrenmede başarılıydı. Ama yazısı çivi yazısı gibiydi. En çok tuvalete giden öğrenci oydu. Emir’i sırada oturtmak mümkün olmadığı gibi arkadaşları da ona uymaya başlamıştı Artık diğer veliler de şikâyetçiydi, çocuklarını sınıftan almakla tehdit ettiler. Anne ve babası çaresiz bir psikiyatri kliniğine gitti. Malum hemen ilaç yazdılar. İlaç konusunda ailenin kafası karışıktı ama mecburlardı. En büyük korkuları Emir’in dışlanmasıydı. Aradan haftalar geçti. İlaç hiçbir yarar sağlamadığı gibi iştahsızlık ve uykusuzluk sorunları baş göstermişti. Aile çaresizdi. Çok sevdiği çocuklarının ellerinden kayıp gittiğini düşünüyorlardı.
Ailenin yorgunluğu gözlerinden okunuyordu. Emir’e dur demekten, şikâyetlerden yorulmuşlardı. Aslında zarar vermek isteyen biri değildi, iyi niyetliydi; ama kontrol edemediği davranışlar sorun oluyordu. Ders çalıştırmak için bir öğretmen tutmak zorunda kalmışlardı. Hoplaya zıplaya ancak yapılıyordu ödevler. Aile; yatma saati, temizlik, öz bakım, televizyon izleme ve bilgisayar kullanım süresi konusunda kural koymakta çok zorlanıyordu.

 

Emir’in Tedavi Öncesi Yazı Örneği

 tedavioncesi

Orijinal Metin:
Çizmeli Kedi
Uzun yıllar önce yaşlı değirmenci miras olarak büyük oğluna değirmenini, ortanca oğluna eşeğini ve en küçük oğluna da kedisini bıraktı. En küçük oğlu bu duruma çok üzüldü.
Sahibinin üzüldüğünü gören kedi konuşmaya başladı: “Üzülme bana bir çanta bir çift de çizme bulursan ne kadar şanslı olduğunu göreceksin” dedi. Kedinin konuşmasına çok şaşıran sahibi isteklerini zaman geçirmeden yerine getirdi.

Yazının değerlendirilmesi
Genel olarak bakıldığında belirgin bir form bozukluğu göze çarpmaktadır. Sayfanın kullanımında ne kadar zorlandığı görülüyor. Satırın başıyla sonu arasında belirgin bir düzen bozukluğu görülmektedir. Kelimeler arasındaki boşluklara dikkat edilmemiş. İşiterek yazmada duyduğu kelimeleri kolay unutmasından dolayı bazı kelimelerde tekrarlar göze çarpmakta. Özellikle işiterek yazmada noktalama işaretleriyse neredeyse hiç kullanılmamış.

Emir’in Tedavi Sonrası Yazı Örneği

tedavisonrasi

Yazının Değerlendirilmesi
Dikkat edilecek olursa en önemli farkın ilk yazının süresi ile ikinci yazının süresi olduğu görülecektir. İlk uygulamada 6’29” (6 dakika 29 saniye) süren yazı, ikinci uygulamada 3’59” (3 dakika 59 saniye) olmuştur. Yazı hızı neredeyse iki katına çıkmıştır. Dikkatin süresinin iyileşmesi yazı süresine önemli oranda etki etmiştir. Diğer önemli farksa yapılan hataların neredeyse tamamen düzelmesidir. Yazının formunda da olumlu değişim göze çarpmaktadır.

 

Dikkat Dağınıklığı Artık İlaçsız Tedavi Ediliyor

 

Anne kaygılıydı, tahammülü kalmamıştı. Oğlu B. 6. sınıfa başlamış, SBS sınavına girecek. Güzel bir okul, iyi bir dershane seçilmişti, hatta birkaç dersten özel ders alıyordu ama B.’nin ders notları hala düşüktü, deneme sınavlarının sonuçları ise hayal kırıklığı. Birçok kişi “Çok zeki, çalışırsa yapar.” diyordu ama B. bir türlü ders çalışmıyor ve başarılı olamıyordu. Bir hedefi yoktu. Okuldan zaman zaman şikayetler geliyordu. Önceden anne ile ders çalışan B. şimdi annesinin, odasına bile girmesini istemiyor artık söz de dinlemiyordu. B. ise sürekli bilgisayar oyunları oynamak istiyordu. Daha önce bir doktora gidilmiş, doktor “dikkati dağınık” demiş ve istemeyerek de olsa ilaç kullanılmış buna rağmen ders başarısı hala istenilen seviyeye gelmemişti.
Anne ile görüşme yapıldıktan sonra hamilelik döneminde bile, çocuğun karnında hareketli olduğu, doğumun biraz zor geçtiği, emeklemeden yürümeye başladığı, 2-3 yaşlarında konuşmanın başladığı, ailenin ilk torunu olduğu için aşırı sevildiği ve her istediğinin yapıldığı, kreş öğretmenlerinin hareketli bir çocuk dediği, 1. sınıfın ilk zamanlarında sıraya oturmakta, kurallara uymakta, ders çalışmakta zorlandığı ve isteksiz olduğu, bu yüzden hep anne yardımı ile ders çalıştığı, bilgisayar oyunlarına çok meraklı olduğu, hatta izin verilse tüm zamanını bilgisayar oyunlarıyla geçireceği, bunun yanında arkadaşlarının sevdiği ve cana yakın bir çocuk olduğu bilgileri alındı.
B. ile yapılan detaylı bir inceleme ve testten sonra ortaya çıkan durum;

 

Dikkat Eksikliği(dikkati dağınık tip). Evet bazılarının dediği gibi “zeki çocuk” ama bu teşhis(!) sadece birkaç alanda geçerli. Örneğin soyut zeka ve muhakeme becerisi iyi düzeyde; ancak işleme dayalı işlemlerde, örneğin aritmetik, matematik gibi alanlarda maalesef sıkıntılar var. Bununla beraber ortaya çıkan asıl sorun anlamanın, kavramanın normal olmasına rağmen B.’nin gördüğü bilgileri hemen unutması, hatırlamakta zorlanması, nasıl ders çalışması gerektiğini ve bilgiyi nasıl işleyeceğini/işlemleyeceğini bilmemesiydi. Bu döngü (anlamaunutma, anlamaunutma…) sürekli devam ettiği için artık öğrenme, ders, bilgi vs. her şey onun için sıkıcı ve zor gelmeye başladı. Bu, sürekli diyet yapmaya çalışan ama hiç kilo veremeyen bir kişinin, artık diyet yapmaktan sıkılması gibi bir durum.
Sınıf ilerledikçe daha önce edinilen bilginin hatırlanması ve üzerine bilgi inşa edilmesi gerekmekte, geçmiş temel bilgiler unutulduğu için yeni öğrenmeler gittikçe zorlaşmaktır.

 

Aslında annenin, babanın ve öğretmenlerin yapmaya çalıştığı B.’nin daha iyi kaynaklardan yani daha iyi okul, daha iyi dershane ve daha iyi öğretmenlerden daha fazla bilgi almasını sağlamak, ama sorun B.’nin okulunda, dershanesinde, öğretmenlerinde ve bilgi alabilmesinde değil beynini nasıl kullanacağını bilmemesinden kaynaklanmakta. Temeli sağlam olmayan bir inşatta yüksek katlar çıkmaya çalışmak gibi bir durum yani.
B.’nin dikkat düzeyi, dikkat ve konsantrasyon becerileri, bilgiyi alma-işleme-hatırlama stratejileri, hızı, motivasyonu, hedefleri, alışkanlıkları, deneyimleri, duyguları, artıları ve eksileri bilinirse doğru bir “yol haritası” çıkarılabilir. Çünkü Öğrenmenin birinci koşulu “dikkat” etmektir.
Acaba Çocuğumda Dikkat Dağınıklığı ve Eksikliği Var mı?

  • Dikkatini uzun süre veremez
  • Sabırsız- acelecidir
  • Zamanı iyi kullanamaz
  • Sorumsuzdur
  • Çabuk parlar- ani tepkiler
  • Dağınıktır- eşyalarını kaybeder
  • Okul başarısı kararsızdır
  • Hataları tekrar eder
  • Çok konuşur
  • Yerinde duramaz
  • Çok merhametli ya da acımasızdır
  • Düşünmeden konuşur
  • Maymun iştahlıdır
  • Hayırdan anlamaz
  • Geç yatmak ister
  • Sabah zor uyanır
  • Okula gitmek istemez
  • Verdiği sözleri tutamaz

NOT: eğer yukarıdaki belirtilerden en az ikisini EVET diyorsanız mutlaka uzmanınızdan yardım alın.
Ailelerle görüşme yaparken paylaştığım bir benzetmemi sizinle de paylaşmak istiyorum. Bir koşu yarışının olduğunu düşünün, atletlerin hepsinin bacak kasları kuvvetli, yarışı başarıyla tamamlamak için yeterli. Ama dizinde bir problem olduğu için çocuğumuz aksayarak, topallayarak koşuyor. Dizindeki sorun giderilse o da diğerleri gibi koşacak. Dizindeki sorun yüzünden koşmaktan, yarışmaktan çok sıkılıyor, koşmak ona gittikçe zor geliyor, “Ben güçsüzüm, ben topalım.” diyor, özgüvenini yitiriyor ve koşuyu bırakmak istiyor.
Dikkat dağınıklığını önleme eğitiminin amacı; diğer bir ifadeyle çocuğun dizindeki problemin doğru tanınmasına yardımcı olmak, anlaşılmasını sağlamak ve ilaçsıznasıl tedavi edileceğini göstererek çocuğun daha iyi koşmasını sağlamaktır. Genel olarak beyni en etkili biçimde kullanmanın yollarını göstermektir. LÜTFEN ÇOCUĞUNUZ TOPALLAYARAK KOŞMASIN.